Şişecam Grevi’nin Yasaklanmasını Kınıyoruz!

Şişecam Grevi’nin Yasaklanmasını Kınıyoruz!
BASIN AÇIKLAMALARI
0
Paylaş:

GREV HAKTIR YASAKLANAMAZ!

Türkiye’de temel insan haklarını, işçilerin, emekçilerin sendikal hak ve özgürlüklerini hedef alan saldırılar hız kesmeden artmaya devam etmektedir. Her geçen gün daha fazla güvencesiz hale getirilerek 19. Yüzyıl kölelik koşullarına itilen işçilerin, emekçilerin hak arama yolları tamamen keyfi bir şekilde engellenmektedir.

Defalarca dikkat çektiğimiz üzere 21 Temmuz’dan beri süren OHAL-KHK rejimi AKP’nin elinde iktidarına biat etmeyen,  demokrasinin, insan haklarının tek parti tek adam yönetimi ile rafa kaldırılmasına itiraz eden tüm kesimleri hedef alan bir silaha dönüşmüştür.  

21 Mayıs’ta gerçekleştirilen 3. Olağanüstü Genel Kurulu AKP’nin iktidarını sürdürebilmek için OHAL silahından vazgeçmeyeceğini göstermiştir. Söz konusu kongre ile AKP Genel Başkanlığına getirilen cumhurbaşkanı “bize hangi yüzle OHAL’in kaldırılmasını soruyorsunuz? Kalkmayacak, durum huzura, refaha kavuştuğu ana kadar. Neyiniz eksik? Niye OHAL kalksın” diyerek bu durumu teyit etmiştir.

Hatırlanacağı üzere 18 Mayıs’ta yapılan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada işadamlarına seslenen Cumhurbaşkanı “OHAL bizim sanayicilerimizin, iş adamlarımızın neyini engelliyor. Şu andaki işlevini engelliyorsa oturur, onu konuşuruz. Böyle bir şey söz konusu değil” diyerek OHAL’in hedefinde kimlerin olduğunu, kimlerin çıkarlarının koruduğunu zaten itiraf etmiştir.

Nitekim AKP 3. Olağanüstü Kongresinin üzerinden daha yirmi dört saat bile geçmeden 24 Mayıs’ta başlayacak olan Şişecam grevi “Milli güvenliği bozucu nitelikte” olduğu gerekçesiyle ertelenmiştir. Bu karar AKP iktidarının sermaye dostu emek karşıtı yüzünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. Emekçilerin bir talebi söz konusu olduğunda gerici yasalara sırtını dayamakta sınır tanımadığını bir kez daha kanıtlamıştır.  

Öte yandan bunun bir ‘erteleme’ değil, grev yasaklama olduğu daha önce yaşanan onlarca örnekte görülmüştür. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi yasasında yer alan ‘60 günlük süre ve erteleme’ ibarelerinin, işçinin grev hakkını yasaklamanın, hükumet eliyle ortadan kaldırmanın örtüsünden ibaret olduğunu bu ülkede artık bilmeyen kalmamıştır.

Bu yasak, işverenin her yıl karını katladığı koşullarda sadece insana yakışır bir ücret ve çalışma koşulları talep eden cam işçilerinin yaşadığı ilk grev yasağı da değildir. Cam işçileri AKP iktidarı döneminde 2003, 2004, 2014 yıllarında olmak üzere üç kez grev yasağı ile karşı karşıya gelmiştir.

Üstelik 2014 yılında yapılan grev ertelemesine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi grevin milli güvenliği etkilemediği, dolayısıyla hak ihlali yapıldığına ilişkin kararına rağmen cam işçilerinin grevi ‘erteleme’ adı altında bir kez daha engellenmek istenmektedir.

Dün metal işçilerine, bugün cam işçilerine yönelen bu keyfiliğin hedefinde tüm işçiler ve emekçiler vardır.  ‘Erteleme’ adı altında grev yasağına dönüşen her pervasızlık; hak arama mücadelesi veren tüm işçilere ve emekçilere bir gözdağıdır. Her grev yasağı işçileri, emekçileri düşük ücretler karşılığında kölece çalıştırmak isteyen işverenlere verilmiş bir ödüldür.  

KESK olarak Şişecam işçilerinin anayasal hakkı olan grev hakkının kamuoyu nezdinde inandırıcılığını çoktan kaybetmiş “’milli güvenliği bozucu nitelikte” gerekçesi ile yasaklamasını kınıyor,  cam işçilerinin ve Kristal İş sendikasının hak arama mücadelesinin yanında olacağımızı ilan ediyoruz.  

Cam işçilerinin insanca yaşam ve çalışma koşulları talebi bizim de vazgeçilmez talebimizdir. Tüm işçileri, emekçileri, sendikaları bu talebin önünde engel olan yasaklara,  OHAL-KHK rejimi ile perçinlenmek istenen kölelik koşullarına karşı ortak mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.

Paylaş:

Yorumlar kapatıldı.

Paylaş