ITUC ve ETUC’un TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK ve KESK ile Ortak Açıklaması

ITUC ve ETUC’un TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK ve KESK ile Ortak Açıklaması

Mayıs 9th, 2017
BASIN AÇIKLAMALARI
Paylaş:

ULUSLARARASI SENDİKA KONFEDERASYONU (ITUC)

AVRUPA SENDİKA KONFEDERASYONU (ETUC)

ITUC ve ETUC’un TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK ve KESK ile Ortak Açıklaması

ITUC-ETUC ortak heyetinin 3-5 Mayıs 2017 tarihlerinde gerçekleşen 2.  Türkiye ziyaretinin ardından kabul edilmiştir.

Geniş bir ITUC ve ETUC heyeti 3 ve 5 Mayıs 2017 tarihleri arasında Ankara’ya ziyarette bulunmuştur. Ziyaretin amacı,  2016 Ekim ayı ortalarında gerçekleşen ilk ziyaretin ardından, Uluslararası ve Avrupa sendika hareketi olarak, Türkiye’de sendika üyelerinin durumuna ilişkin yeni gelişmeleri Türkiye’deki dört üye konfederasyonla [Türk-iş, Hak-iş, Disk ve Kesk] görüşmek olmuştur.

Bu kez heyette ITUC ve ETUC’un dışında, iki ulusal sendika konfederasyonu –DGB (Almanya) ve TUC (Birleşik Krallık) – temsilcileri, (darbe girişiminin ardından Türkiye’de alınan) önlemlerden önemli ölçüde etkilenmiş olan bazı iş kolları federasyonlarının uluslararası ve Avrupa şubeleri (EPSU,kamu hizmetleri; ETUCE, öğretmenler; UNI Global, hizmet ve IndustriAll  Küresel, maden,  enerji ve yapı) temsilcileri de yer almıştır.

Heyet iktidarı ele geçirmeye ve demokrasiyi alaşağı etmeye yönelik tüm terör saldırılarını ve anayasaya aykırı girişimleri kınadığını yinelemiştir.

Uluslar arası temsilciler Türk hükümeti tarafından pek çok halde herhangi bir kanıt ya da dayanak olmaksızın, hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı bir biçimde,  başta kamu çalışanları – ancak aynı zamanda dikkate değer biçimde kayyum atanan yerlerdeki belediye çalışanları- olmak üzere işçilerin kitlesel olarak işten atılmasına ilişkin endişelerini dile getirdiler.

Farklı yaklaşımlara sahip olan sendikalardan oluşuyor olmasına rağmen ortak heyet ortak bir tahlilde bulundu ve ortak talepler formüle etti.

Sendika heyeti önemli siyasi partilerin temsilcileri, AB Türkiye Delegasyonu ve ILO Türkiye Ofisi, sivil toplum kuruluşları ve insan hakları dernekleri, Türkiye Barolar Birliği temsilcileri ve Çalışma Bakanlığı ile görüştü.

Heyet, ilk olarak zengin bir iç görüşmede bulunmuş, ancak bunun yanı sıra farklı görüşmeler de gerçekleştirmiş ve bu görüşmelerde Türkiye’nin çok yönlü zorluklar ve tehlikelerle karşı karşıya olduğunu kabul etmiş fakat başarısız darbeden dokuz ay sonra OHAL ve OHAL kararnamelerinin güvenlik için gerekli olanın ötesine geçtiğini ve orantısız olduğunu, işten çıkarmalar ve açığa almaların on binlerce işçinin geçim kaynaklarını yok etmekte olduğunu ve bir insani sorun oluşturduğunu; alınmakta olan tedbirlerin iş, yatırım ve istihdam üzerinde de önemli olumsuz etkileri olduğunu; bu arada işçiler ve sendikacılara ilişkin, iş sağlığı ve işçi güvenliğinin, taşeron çalışma ve istihdam büroları aracılığıyla çalışmayla güvencesizliğin ya da toplu sözleşmelerin süresinin uzatılması gibi diğer önemli konuların oldukça gerekli bir biçimde iyileştirilmesinin bir yana bırakılmış olduğunu vurgulamış ve son olarak sürdürülebilir, kapsayıcı, demokratik, laik ve istikrarlı bir toplumun gelişimine temel oluşturan sosyal barışın öneminin altını çizmiştir.

Heyet ILO Sözleşmeleri, uluslararası ve Avrupa şartları ile düzenlenmiş olan demokratik değerler ve sendikal özgürlüklerin yanı sıra hukukun üstünlüğü ilkesine tam saygıya koşulsuz destek sunacağını yinelemiştir.

Örgütlenme özgürlüğü, grev ve toplu sözleşme hakkı da dahil olmak üzere Türkiye’de sendikal hakların tam olarak tanınması ve hayata geçirilmesi konusuna özellikle özen gösterilmelidir.

Çalışma Bakanlığı ve yukarıda bahsi geçen aktörlerle yaptığı görüşmelerde ortak heyet Türk yetkililerden şu taleplerde bulunmuştur:

  1. a) OHAL’in kaldırılması için gerekli koşullar sağlansın;
  2. b) Herhangi bir delil bulunmaksızın/hukukun üstünlüğüne uyulmaksızın toplu olarak işten çıkarma ve açığa almalara, göz korkutmaya, zulme ve tutuklamalara son verilsin;
  3. c) Haklarında herhangi bir açık suçlama olmaksızın tutuklu bulunan tüm işçi ve kamu çalışanları, gazeteciler, milletvekilleri ve seçilmiş belediye başkanları serbest bırakılsın ve tutuksuz yargılanması çağrısında bulunulsun; gözaltında tutulan tüm diğerlerine erişim sağlansın;
  4. d) Masumiyet karinesi, suçun ve cezanın bireyselliği ve adil yargılanma, bağımsız ve şeffaf yargı ve itiraz usulleri anlamına gelen normal mevzuat işletilsin; hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve adalete saygıya geri dönülsün;
  5. e) OHAL İnceleme Komisyonu (23 Ocak kararı) hayata geçirilsin ve Komisyonun kararlarının hukuk denetimine ve Avrupa düzeyindeki son aşamada dâhil olmak üzere, makul süre içinde olası bağımsız, şeffaf ve etkili itiraz usullerine tabi olması sağlansın;
  6. f) Tutuklanmış ya da açığa alınmış olan masum insanların şikâyetleri derhal tazmin edilsin ve işlerine iade edilmeleri sağlansın;
  7. g) İfade, konuşma ve basın özgürlüğü eski haline getirilsin; demokratik ve bağımsız basın yayın kuruluşları ve dernekler yeniden açılsın;
  8. h) İhlaller durdurulsun, başta sendikal haklara ilişkin 87 ve 98 Sayılı Sözleşmeler olmak üzere ILO’nun temel çalışma standartlarına saygı ve bu standartların hayata geçirilmesi benimsensin;
  9. i) Taraflar sorunları çözmeyi hedefleyen yapıcı diyalog içinde olmaya teşvik edilsin.

ITUC, ETUC ve üyeleri yukarıda listelenen temel değerler konusunda yan yanadır ve bu temel ilkelerin savunulması ve geliştirilmesi için diğerleri ile işbirliği içinde çalışacak, daha fazla işbirliği içinde olacak ve yapıcı diyaloga ağırlık verecektir.

Avrupa, Türkiye  ve uluslar arası toplum barış, demokrasi,, ekonomik kalkınma, eşitlik ve insana yaraşır istihdamın   Türkiyenin heryerinde yaygınlaşmasına yönelik çabalarını artırmalıdır.

Son olarak, heyet AB, ILO ve Avrupa Konseyi’nden bu taleplerin, özellikle sosyal partnerlerin uygun ve etkin biçimde dâhil olması yoluyla,  hayata geçirilmesini izlemesi ve bunun takipçisi olmasını ister.

Ankara, 5 Mayıs 2017, Cuma.

 

Metnin orjinali için: https://www.ituc-csi.org/joint-statement-of-ituc-and-etuc?lang=en

Paylaş:

Yorumlar kapatıldı.