Hükümetin Yüzdelik Teklifleri Enflasyon Oranının Bile Altındadır! Müzakere Edilemez! Grevse Grev! Mitingse Miting!

Ağustos 17th, 2015 | by KESK
Hükümetin Yüzdelik Teklifleri Enflasyon Oranının Bile Altındadır! Müzakere Edilemez! Grevse Grev! Mitingse Miting!
KESK'TEN HABERLER
0
Paylaş:

2016-2017 yılı TİS görüşmelerinin 5. oturumu 17.08.2015, Pazartesi günü (bugün) yapıldı. Toplantı açılışında ÇSGB Bakanı Faruk Çelik, 14 Ağustos 2015, Cuma günü yapılan oturum sonrası kamu işveren adına yaptıkları tekliften hemen sonra toplantıyı terk etmelerine ilişkin kamuoyunda gelişen yoğun tepkiye ilişkin bir değerlendirme yaptı.

Çelik, 4. Oturumun gündeminin sadece kendi tekliflerini sunmaya ilişkin olduğunu, teklifin o gün müzakere edilmeyecek olması nedeniyle toplantıyı sonlandırdıklarını, yoksa kaçıp gitme gibi bir yaklaşımlarının olmayacağını, dolaysıyla KESK’in ve T.KAMU SEN’in eleştirilerinin doğru olmadığını ifade etti. Bakan konuşmasının devamında 2016 için %4+4, 2017 yılı için %3+3 tekliflerini yinelediklerini belirtti.

Eş Genel Başkanımız; “teklifimizi sunar çeker gideriz” yaklaşımın doğru olmadığını ifade ederek, teklifi değerlendirme hakkımızın olduğuna, geçmişte de Hükümetler adına teklifler sunulduğuna, teklif üzerine tüm konfederasyonların görüş belirttiklerine, Cuma günü yaşanan durumun bir benzerinin daha önce hiç yaşanmadığına, söz hakkımızın gasp edildiğine, kamu emekçilerinin söz hakkının kısıldığına,  bilinçli ve kasıtlı olarak salonunun terkedildiğine, dolaysıyla eleştirilerimizin doğru olduğuna, aynen tekrar ettiğimize dikkat çekti. Eş Genel Başkanımız Hükümet teklifinin bu haliyle müzakere edilemeyeceğini, bu oranların kamu emekçilerine hakaret ve adeta sadaka niteliğinde olduğunu, emekçilerin bir kez daha yoksulluğa mahkûm edileceğini, başta 2014 yılı kayıplarımızın karşılanması olmak üzere temel taleplerimizden hiçbiri hakkında hükümetin bir teklif sunmadığını belirtmiştir. Eş Genel Başkanımız, “eğer diğer Konfederasyonlar da bu oranların müzakere edilemeyeceğini düşünüyorlarsa ki öyle demişlerdi, o halde gelin kamu emekçilerinin çıkarları adına miting ise miting, grev ise grev ya da önerecekleri hangi eylem ise o eylemi ortak yapalım” demiştir.

Konuşmalardan sonra ortak eylem çağrımızdan rahatsız ve tedirgin olan ÇSGB Çelik, “Daha müzakere ediyoruz, süreç bitmedi, hemen eylem lafının edilmesine gerek yok” diyerek toplantıya ara vermiştir.

15 dakikalık aradan sonra başlayan toplantıda ÇSGB Bakanı Faruk Çelik, kamu işveren kurulu adına 2016 için %5+4 ve 2017 yılı için %3+3 olarak tekliflerini revize ettiklerini açıklamıştır.

MEMUR SEN Genel Başkanı, ortada ciddi bir teklif varmışçasına, “Hükümet kasayı açmıştır. Kasa açıldı masanın da önü açıldı. 2017 yılı için o rakamları müzakere etmeyeceğimizi belirtmek isterim. 2016 yılı için verilen 5+4 rakamı ise müzakere edilebilir, ancak biz bu rakamın da artırılmasını istiyoruz. “ demiştir.

T.KAMU SEN, teklifi bu haliyle de kabul etmediklerini, müzakere edilemeyeceğini belirtmiştir.

Eş Genel Başkanımız, yeni teklifin toplamda buçukluk bir artışa denk geldiğini, Hükümetin hala oyalama peşinde olduğunu, alay edercesine teklif sunduğunu, sermayeye bütçeyi peşkeş çekerken emekçilere buçuk bir artışı teklif etmenin gayri ciddi bir yaklaşım olduğunu ve kabul edilemeyeceğini ifade etmiştir. Eş Genel Başkanımız, “Kaldı ki, 5+5 olsa ne olur! O durumda bile enflasyon altında bir artış olacaktır. Mevcut yeni teklif yıllık bazda %7.5’luk bir atışı ifade etmektedir. Oysa savaş politikalarıyla birlikte şimdiden enflasyon çift rakamları geçmiş durumdadır. Yüksek vergi dilimleri nedeniyle yapılan artışlar zaten eriyip gidiyor. Büyümeden bahsediyorsunuz ama büyümeden emekçilere pay verilmiyor. Ek ödemeler bir kez daha emekliliğe yansımayacak. 2014 kayıplarımızı talep ettik, teklifinizde bu da yok. Gelir vergisi dilimlerine ilişkin maaşlarımızın asgari ücret miktarına denk gelen kısmı için vergi kesintisi yapılmaması, arta kalan kısmı için de en alt orandan vergi alınmasını talep ettik kabul etmiyorsunuz! 4/C’liler başta olmak üzere tüm sözleşmelilerin kadroya alınmasını talep ettik, bahsini bile açmadınız. İşyerlerinde darbe dönemlerini aratmayan mobbing, sürgünler ve her tür baskı var, bunların sonlandırılacağına dair sizden tek bir söz işitmedik. Dolaysıyla teklifinizi revize olarak bile görmek abartı olur, ortada yeni bir teklif değil oyalama var! Sadece yüzdelik artış değil temel taleplerimize ilişkin bütünlüklü bir teklifle gelmeniz gerekir” demiştir.

Eş Genel Başkanımız konuşmasının devamında MEMUR SEN ve T. KAMU SEN’e ortak eylem ve birlikte hareket etme çağrımızı yineleyerek; “Eğer MEMUR SEN hükümetin teklifini kabul etmiyor görünüp satış sözleşmesini Hakem Heyeti üzerinden yapmayı düşünüyorsa kimse bunu yutmaz! Hakem Heyetinin bileşimini ve oradan kamu emekçileri lehine bir kararın çıkmayacağını hepimiz biliyoruz. Eğer taleplerinizde samimi iseniz ve kamu emekçileri lehine bir kazanımla TİS’ten çıkmak istiyorsanız, buyurun üç konfederasyon birlikte TİS’in bir parçası olan en demokratik hakkımızı kullanalım, greve gidelim ya da Hükümeti kamu emekçilerinin hakkını vermeye zorlayacak eylem ve etkinlikler yapalım! Bunun dışındaki tüm yaklaşımları oyalamanın ve satış sözleşmesinin zeminini oluşturma olarak görürüz. MEMUR SEN’in Cuma günü Sayın Bakan’la birlikte salonu terk etmesini doğru bulmadığımızı da bir kez daha belirteyim. ‘Teklif müzakere edilemezdi o yüzden çıktık’ demek basit bir savunma mekanizması olup gerçeği ifade etmemektedir. Öyle olsaydı bizimle birlikte masada kalır teklife ilişkin ortak tepkimizi kamuoyu ile paylaşırdık, Sayın Bakan da o rahatlıkla masayı terk edemezdi” demiştir.

Yapılan konuşma ve değerlendirmelerden sonra 6. Oturumun zamanının daha sonra DPB tarafından bildirileceği ifade edilerek toplantı sonlandırıldı.

Konfederasyonumuz adına TİS görüşmelerine katılan heyetimiz toplantı bitiminde basın açıklaması yapmış, Hükümetin oyalamacı tutumuna dikkat çekerek diğer konfederasyonlara ortak eylem ve birlikte hareket etme çağrısını yinelemiştir.

İster mutabakat metni ile isterse Hakem Heyeti üzerinden olsun yeni bir satış sözleşmesi hazırlığının yapıldığı açıktır. Bir kez daha yüzdelik ve enflasyon bazlı bir artışla kamu emekçilerinin temel talepleri görmezden gelinmek istenmektedir.

Paylaş:

Bir Cevap Yazın